web hosting, mvc hosting, mssql hosting, mysql hosting, php hosting, asp.net hosting

Önce Haber
AnaSayfa MobilSite Gündem Ekonomi Spor Bilim-Teknoloji Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Video Galeri

HAVA DURUMU


Reklam

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Afrin'e Girmeli miyiz?



Tüm Anketler

Bingöl Çobanları

Alper Şirvan

23 Temmuz 2015, 17:09

Alper Şirvan


Aslında bu hafta bambaşka bir konuyu yazacaktım ama ülkenin kana bulanan gündemi bu konuda bir şeyler ifade etmemi gerektirdi. Sözün bittiği yere her defasında gidip gidip gereken dersleri çıkaramasak da…


BİNGÖL ÇOBANLARI


Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum.

Bu dağların en eski âşinasıdır soyum,

Bekçileri gibiyiz ebenced buraların.

Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların

Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi,

Her gün aynı pınardan doldurur destimizi

Kırlara açılırız çıngıraklarımızla...


Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski, yeni;

Kuzular bize söyler yılların geçtiğini.

Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek;

Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek,

Dolaştırıp dururuz aynı daüssılayı;

Her adım uyandırır ayrı bir hatırayı:


Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burda,

Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam;

Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda,

"Suna"mın başka köye gelin gittiği akşam.


Gün biter, sürü yatar ve sararan bir ayla,

Çoban hicranlarını basar bağrına yayla.

-Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al,

Diye hıçkırır kaval:

Bir çoban parçasısın olmasan bile koyun,

Daima eğeceksin, başkalarına boyun;

Hülyana karışmasın ne şehir, ne de çarşı,

Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı

Uçan kuşları düşün, geçen kervanları an!

Mademki kara bahtın adını koydu: Çoban!


Nasıl yaşadığından, ne içip yediğinden,

Çıngırak seslerinin dağlara dediğinden

Anlattı uzun uzun.

Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun

Nadir duyabildiği taze bir heyecanla...

Karıştım o gün bugün bu zavallı çobanla

Bingöl yaylalarının mavi dumanlarına,

Gönlümü yayla yaptım Bingöl çobanlarına!


Kemalettin Kamu, yurt sevgisi dolu bu şiirini yazalı -1948’de vefat ettiğini düşünürsek- en az 67 yıl olmuş. Geçen bu süreçte “Bingöl Çobanları’nın kara bahtı” değişti mi, tartışılır.

Sadece Bingöl mü?

Toroslar’da, Karadeniz’de hatta hiç umulmadık biçimde, çok daha batının henüz ilgi uyandırmamış erişimi zor dağ köylerinde, okula, öğretmene, kütüphaneye, doktora, ilaca, oyuncağa muhtaç çocuklar ve onların ebeveynleri, bu şiirdeki çobanlar misali, unutulmuşluklarını kaderlerinin bir parçası sayıp hayat mücadelesi vermeye devam ediyorlar.

Hak veriyorum; malum kesimlerin propagandistleri, batıda, belli bir sosyal seviyeye ulaşmış insanlarımıza yönelik çok iyi çalışıyorlar. Hak veriyorum; bir ergen gibi, kendimizden, kendimize ait olandan nefret etmekle, -genellikle dışımızdakilere- sınırsız merhamet duymak arasında savrulan bir toplumuz ve her ne kadar zaman zaman kendimize haksızlık etsek de öykündüğümüz hiçbir başka batı toplumu, merhamet konusunda yanımıza bile yaklaşamaz. Yaklaşık bir yıldır bizlerin vergileri ile oluşturulan afet fonu vasıtasıyla ücretsiz sağlık ve iletişim (telefon, internet) hizmeti alan, açtıkları işyerlerinden vergi alınmadığı söylenen ülkenin her yerine yayılmış en az 2 milyon Suriyeli misafirimizin(!) durumları malum… Bir başka ülkede hiçbir şekilde buna izin verilmez. Almanya’nın geçmişte işçi olarak kendi davet ettiği vatandaşlarımıza yaptıkları yaşanmış bir gerçeklik…

“Ergen toplum” ifadesini bilerek kullandım. Tıpkı bir ergen gibi, hesapsızca ve akıl kullanılmadan devreye giren bir enerji, daima kontrole muhtaçtır. Yoksa hem kendine hem çevresine zarar vermesi kaçınılmazdır.

Terör, kalleş bir bombayla 32 yetişmiş ve yetişmekte olan insanımızı aldı götürdü. Aynı gün, aynı terör, bir askerimizi şehit etti. “Analar ağlamasın” diye çıkılan yolda bir arpa boyu mesafe kat edememiş olmanın türlü sebepleri var elbet; kanseri aspirinle tedavi edememek gibi; bu farklı bir tartışma ve yazı konusu…

Kimsenin insanlığını, insan sevgisini, yurt sevgisini sorgulayacak değilim. Bu ne benim ne de bir başkasının haddi değil…

Dünya üzerinde el uzatılmasını bekleyen insanlar –ne yazık ki- hep vardı; bugün de var; yarın da olacak.

Ama şu sonsuz merhametimizi, insanlık duyarlılığımızı, sosyal sorumluluk duygumuzu, -izm’lerden hazzetmem ama madem jargon geçerli, kullanalım- hümanizmimizi, ya da işte hangi duyguysa onu, biraz da ve öncelikle “misakı milli” sınırları içindeki insanlarımız, yavrularımız için devreye soksak…

Fena olmaz galiba…


Alper Şirvan

Kaplıkaya

22.Temmuz.2015


Bu haber 1215 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Yakup SAYIN Yakup SAYIN
Hıristiyan Yılbaşı Kutlamaz
Alper Şirvan Alper Şirvan
Oyalanmıyorum, Çalışıyorum
Hakan ER Hakan ER
Trabzonsporlu Taraftarları Öldürmek!
Remzi ÖZDEMİR Remzi ÖZDEMİR
Türkiye'de Kriz Var mı?
Yusuf KASAP Yusuf KASAP
İzmir Akdeniz'de mi?
Muhsin Çebi Muhsin Çebi
Samimi Olun
Mustafa AHMET Mustafa AHMET
Kimi Seçtik?

BİZİ TAKİP EDİN



 
Kategoriler:
Ana Sayfa - Gündem - Ekonomi
Spor - Bilim ve Teknoloji - Sağlık
Kültür ve Sanat - Yaşam - Anketler
Video Galeri
Hizmetler:
Mobil Site - Facebook - Twitter - RSS
Android App - Symbian S^3 App
İletişim:
Künye - Bize Ulaşın
İhbar Hattı - Reklam

Sitemizde yer alan içerik, referans/kaynak belirtilmediği sürece kendimize ait olup, kaynak belirtilmeden başka ortamlarda yayınlanması Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 25. ve 36. maddeleri gereğince yasalara aykırıdır. İçeriği başka platformda paylaşmak istediğiniz taktirde, tarafımızdan izin almanız ve kaynak bilgisini yazının bitimine eklemeniz gerekmektedir. Tek başına kaynak göstermeniz yeterli değildir. Aksi takdirde doğacak yasal sorumluluk, içeriği paylaşanlara aittir.

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi