web hosting, mvc hosting, mssql hosting, mysql hosting, php hosting, asp.net hosting

Önce Haber
AnaSayfa MobilSite Gündem Ekonomi Spor Bilim-Teknoloji Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Video Galeri

HAVA DURUMU


Reklam

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Afrin'e Girmeli miyiz?



Tüm Anketler

Kapitalizm ve İslam -1-

Alper Şirvan

31 Ağustos 2015, 20:06

Alper Şirvan


İnsan denen varlığın genel olarak dünyada ve bilhassa ülkemizde, son otuz yıllık süreçte geldiği nokta, paraya, konfora, “hep daha fazla dünya” arzusuna teslimiyetten başka bir şey olmamıştır.

Dünyanın hiçbir katili, öldürmenin “ne güzel(!)” bir şey olduğunu anlatarak savunmaz kendisini… En pespaye şiddet eyleminin bile kendince “aklî ve ulvî bir savunması” vardır. Hal böyle olunca, bilhassa ülkemizde ideolojilerin geçerliliğinin kaybolduğunun söylendiği son dönemde, her düşünce akımından, her ideolojiden biraz bir şey alarak hayat denen yolda yürümek pek bir moda oldu. İçine biraz da sahte adalet isteği de katıldı mı, buyurun size liberalizm… Hayırlı olsun!

Daha önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi, batı dünyasında, gene o dünyanın icat ettiği sağcılık ve solculuk meselesi, bir tercih değil, bir durumu ifade ettiği halde, bizde “saflar”, biraz çorba yapma mantığı ile tutuldu. Dünyada emeği ile geçinen, o ay çalışmadığı takdirde hiçbir fazladan geliri olmayan insanlar “soldadır”; isterse tek bir çalışanı olsun, işveren konumundaki herkes “sağdadır”. Bu bir tercih değil, durum tespitidir sadece…

Ama biz bu derece rasyonellikten uzak, duygu ve tutkuları ile hareket eden bir toplum olduğumuz için, bu kavramlar bize uymaz; uymadı da zaten… Bu ülkede işçisinin sigortasını tam ödemeyen sosyalistlerin(!) olması hiç garipsenmemeli bu yüzden…

Kaynağı ister beşeri, ister dinî (ilahî) olsun, bütün ideolojilerin hedefi tektir: Sonsuz Barış ve Adalet! Bu da adaletli bir gelir dağılımı ile mümkündür. Yani, en dipteki ile en tepedeki arasındaki mesafe belirler her şeyi… Biri yer, biri bakarsa, orada illaki kıyamet kopar. Farklı kılıflara sokulsa da temel kavga, “çok”a sahip olanların, doymamalarından kaynaklanır. En güncel örneği ile mesela ülkenin doğusunda insanları sömürerek semirmiş feodal güçler, etnik ve dinî paradigmaları kullanmaktan asla vazgeçmeyeceklerdir. Ta ki, güçleri elinden alınana kadar...

İşin özü şu ki, tek yaşanılası yer olan dünyanın insan denen varlığın doymak bilmez arzularına bırakılmaması gereği de ortadadır. İnsanı, insandan korumak gerek…

İşte bu noktada “Kapitalizm ne ister, dinin (İslam inancının) hedefi nedir?” sorularına cevap arayalım isterseniz…

En basit manada “özel mülkiyet hakkı” demek gibi gayet masumane bir tanıma sahip olan kapitalizm, dünyaya sömürgecilik belasını yayan ve bu yolla zenginleşen emperyalist batının elinde “şeytanın av silahı” haline gelmiştir.

Günümüz modern dünyasında kapitalizm, menfaati neyi gerektiriyorsa orada yerini alır. Dolayısı ile doğduğu batı dünyasında feodalizmden hemen sonra hâkim olmuşsa da henüz bazı süreçleri aşamamış toplumlarda feodalizmle kol kola girmesi kimseyi şaşırtmamalıdır. Zira asıl olan, ona kimlerin para getirdiğidir.

“Eşitlik, özgürlüklerin katilidir” diyecek kadar gözü dönmüştür. Hiçbir insanî ya da ahlaki değere sahip değildir. Çoğunlukla ilkesizdir; ama değişmeyen ilkesi, “hep daha fazla elde etmektir.” Elde etme yolunda da her şey mubahtır. Bu noktada, ne bir şeylere tam karşıdır, ne de bir şeylerin tam yanında… Onun bütün taraftarlık ve karşıtlığını, dönemsel ve çoğu zaman anlık menfaat süreçleri belirler.

Gelelim İslam’a… Yani “din” olgusuna…

Yine her ne kadar son otuz senede “Müslüman Olma” kavramı, kadınların örtünmesine, erkeğin sakalına, matematiksel olarak hangi ibadetin ne kadar yapıldığına indirgenmiş olsa da, radikal-uç gruplar devleti yönetme ihtirasına kapılmış olsa da “Müslüman Olmanın” temeli, ahlak, adalet (hakkaniyet) duygusu ve bu duyguyla eşitliği sağlama iradesidir.

“Allah yolunda infak edin ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah, iyilik edenleri sever.” (Bakara Suresi, 195), “sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe eremezsiniz. Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.” (Ali İmran Suresi, 92) diyen Allah’ın mümin kulları, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” ya da “işçinizin hakkını alnındaki ter kurumadan veriniz” diyen bir peygamberin ümmeti, liberalizm kılıfına sokulmuş keskin kapitalizmle anlaşabilir mi, demeyin…

Şaşırmayın açlık sınırında yaşayan insanların hızla çoğaltıldığı bir ülkede böylesine debdebeyle yaşayan “Müslüman” değil, “Müslümanlıktan” geçinip “kendine Müslüman” olanlara…

Başta da söylemeye çalıştığım gibi, insan nefsi yaptığı kötülüklere bile uygun açıklama bulacak akla sahip…

İyi de kardeşim! Allah bize bu aklı bunun için mi vermişti?


Alper Şirvan

Kaplıkaya/Bursa


Bu haber 1371 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Yakup SAYIN Yakup SAYIN
Hıristiyan Yılbaşı Kutlamaz
Alper Şirvan Alper Şirvan
Oyalanmıyorum, Çalışıyorum
Hakan ER Hakan ER
Trabzonsporlu Taraftarları Öldürmek!
Remzi ÖZDEMİR Remzi ÖZDEMİR
Türkiye'de Kriz Var mı?
Yusuf KASAP Yusuf KASAP
İzmir Akdeniz'de mi?
Muhsin Çebi Muhsin Çebi
Samimi Olun
Mustafa AHMET Mustafa AHMET
Kimi Seçtik?

BİZİ TAKİP EDİN



 

EN ÇOK OKUNANLAR

Kategoriler:
Ana Sayfa - Gündem - Ekonomi
Spor - Bilim ve Teknoloji - Sağlık
Kültür ve Sanat - Yaşam - Anketler
Video Galeri
Hizmetler:
Mobil Site - Facebook - Twitter - RSS
Android App - Symbian S^3 App
İletişim:
Künye - Bize Ulaşın
İhbar Hattı - Reklam

Sitemizde yer alan içerik, referans/kaynak belirtilmediği sürece kendimize ait olup, kaynak belirtilmeden başka ortamlarda yayınlanması Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 25. ve 36. maddeleri gereğince yasalara aykırıdır. İçeriği başka platformda paylaşmak istediğiniz taktirde, tarafımızdan izin almanız ve kaynak bilgisini yazının bitimine eklemeniz gerekmektedir. Tek başına kaynak göstermeniz yeterli değildir. Aksi takdirde doğacak yasal sorumluluk, içeriği paylaşanlara aittir.

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi