web hosting, mvc hosting, mssql hosting, mysql hosting, php hosting, asp.net hosting

Önce Haber
AnaSayfa MobilSite Gündem Ekonomi Spor Bilim-Teknoloji Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Video Galeri

HAVA DURUMU


Reklam

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Afrin'e Girmeli miyiz?



Tüm Anketler

Tanımsız Olmak

Alper Şirvan

22 Eylül 2015, 16:15

Alper Şirvan


Aidiyet (bir grup ya da topluluğa ait olma bilinci) ve yanı sıra (kesin-mutlak) inanç, insana has durumlardır ve fazlasıyla konforludur.

Bu tespit burada dursun…

Yürüyemeyen bir engelli olarak 1994 yılından bu yana akülü tekerlekli sandalyemle sokaklardayım. 1998-2006 yılları arası çalıştığım işime akülü sandalyemle “taşıt yolunu” takip ederek gidip geldim. 2002 yılında gittiğim Almanya’nın Nürnberg şehrinde daha ilk gün, istisnasız karşılaştığım herkes beni şu şekilde uyarmıştı:

“Burada tekerlekli sandalyeler ‘yaya’ olarak tanımlanmıştır. O yüzden yola inmek kesinlikle yasak… Kaldırımda bisiklet yolları da var. Diğer bütün yayalar gibi sen de bisiklet yoluna girmeden kaldırımı kullanacaksın.”

O an ülkemi düşündüğümde hüzünlenmiştim. Çünkü ülkemde benim kullanabileceğim durumda bir kaldırım yoktu. Kaldırımlar çoğu zaman yüksek, dar ve geçişleri rampasız, rampası olsa bile kullanışsızdı. Bu duruma mı üzüleyim, yoksa taşıt mıyım, yaya mıyım tanımlanmamasına mı yanayım; bilememiştim.

Gel zaman git zaman yıllar geçti. Yaldızı parlak kanunlar, yanlışlarını, eksiklerini görmemizi engelleyecek kadar göz kamaştırıcı şekilde reklam yapılarak çıkartıldı. Çok şey yapıldı, dendi. Bir zamanların çağ atlayanlarından bile ileri gidenler oldu.

Şimdi yine aynı güzergâhta fakat 2 katı mesafede bir başka işte çalışıyor, bir süredir yine işime tekerlekli sandalyemle gidip geliyorum. 2002’den bu yana tam 13 yıl geçmiş. Ben yine yollarda “tanımsız” olarak dolaşmaktayım. Bu süre zarfında kaldırımlar, bir belediye geleneği olarak defalarca düzenlendi ama hiçbir düzenlemede –oldu mu oldu kabilinden, göstermelik ve eğimi uygunsuz rampalar hariç- benim durumumdaki insanların kaldırımları kullanabilmeleri düşünülmedi. Sözün kısası, masal tekerlemesi gibi oldu her şey: “Az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik… Sonra dönüp arkamıza baktık ki, bir arpa boyu yol gitmişiz.”

İşe gidip gelirken hafta içi her gün evime 1 km. mesafedeki yolu tekerlekli sandalyemle kat etmekteyim, dediğim gibi... Ana caddede trafik yoğun olduğu için ara yolları tercih ediyorum, ama o ara yola 500 metre mesafeyle ulaşırken cadde geçmek zorundayım. Trafik ışıklarında araçlarla birlikte durup beklerken, ben kendimi “araç” olarak tanımlasam da, resmî bir tanımlama olmadığı için yaşayacağım en ufak bir sorunda “suçlu” kim? Tanımsız!

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununu inceledim, kendimi bulamadım. Bilen, bulan varsa paylaşsın lütfen… Bana en yakın ifade ilgili kanunun 77. maddesi, diyor ki:

“Bu kanun açısından çocuk, hasta ve sakatlara ait motorsuz taşıtların sürücülerine, yayalarla ilgili hükümler uygulanır“

Peki, akülü (dikkat edin, motorlu demiyorum) tekerlekli sandalyelerin durumu ne? Zira akülü tekerlekli sandalyelerin tanımlanması hakkında da durum net değil… Deniyor ki: “motorlu sandalye deyimi yanlış kullanılan bir deyim… Akülü sandalye ya da motorlu sandalye dediğimiz şey basit bir dinamoyla çalışır. Bu durumda motorlu araç statüsüne girmemesi gerek (hoş girse de mevcut duruma göre bunu o kapsamda değerlendirmek çok yanlış olur) ve mobiletle motosiklet arasında da bir ayrım var trafikte… Çünkü motosikletin mobilete göre motor yapısı çok farklı; en azından biri vitesli, diğeri değil…”

Buyurun buradan yakın… Tam bir keşmekeş… Çözüm: Trafikteki insanların iyi niyeti… Şimdilik…

***

Hayata dâhil olmaya, sloganlaştırdığım haliyle “herkes gibi, herkesle beraber yaşamaya” dair birçok toplumsal eksiklik ve bağlı konu var, yazmakla, ifade etmekle bitmeyen…

Hepinizin ayakkabısı, dışarda gezmek için kullandığı ayağınıza giyeceğiniz bir giyeceği illaki vardır. Sizin için ayakkabının önemi 1 ise bir tekerlekli sandalye kullanıcısı için tekerlekli sandalyesi 1 milyon ölçüsünde önemlidir.

Bununla birlikte, çoğu insanın, işlevi sadece sizi bir yerden bir yere götürmek olan ve sadece keyfi bir özellik taşıyan otomobillerine “kutsal varlık” muamelesi yaptığını da biliyorum. “İş görsün; yeter” diyerek yaşayan biri olarak bu durum, bana öyle boş ve anlamsız geliyor ki… Kaldı ki, o teneke yığınları için dört bir yerde türlü türlü servis varken, ben ve benim gibi insanların olmazsa olmazı tekerlekli sandalyelerimizin yaygın servis imkânı olmayışını, bozulduğunda çaresizce uğraştığımızı, tamir etmenin/ettirmenin şans olduğunu, imkânı olanın yeni almak zorunda kaldığını, olmayanın eve kapandığını, kapanmak zorunda kaldığını kaçımız biliyoruz?

Sözü başlangıç noktasına getirip bitirelim:

Yaptıkları, ürettikleri onca şey, gösterdikleri sonsuz gayrete, kimseyi “bir şey olmaya, bir şekilde yaşamaya zorlamamalarına” rağmen, bırakın terör yaratmayı, insanları öldürmeyi, yakmayı; demokratik tepkisini bile koyup karşılığını alamayıp halen yaşadığı topluma “entegre” olamamış engelliler, ısrarla hayata devam ederken, gerek etnik, gerekse inançsal açıdan “ezilmişlik-büzülmüşlük” daha yakışıklı ifadeyle “ötekileştirilmişlik” edebiyatı yapanlar var ya hani…

Ben bir şey demeyeyim; her iki gruptan birinin ağababası, diğerininse cumhuriyet düşmanlığı paydasında buluştukları için öğrencileri ile beraber destekçisi olan eski bir siyasetçi söylesin gerekeni:

“Hadi ordan, hadi ordan!”

Alper Şirvan

Kaplıkaya/Bursa


Bu haber 1416 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Yakup SAYIN Yakup SAYIN
Hıristiyan Yılbaşı Kutlamaz
Alper Şirvan Alper Şirvan
Oyalanmıyorum, Çalışıyorum
Hakan ER Hakan ER
Trabzonsporlu Taraftarları Öldürmek!
Remzi ÖZDEMİR Remzi ÖZDEMİR
Türkiye'de Kriz Var mı?
Yusuf KASAP Yusuf KASAP
İzmir Akdeniz'de mi?
Muhsin Çebi Muhsin Çebi
Samimi Olun
Mustafa AHMET Mustafa AHMET
Kimi Seçtik?

BİZİ TAKİP EDİN



 

EN ÇOK OKUNANLAR

Kategoriler:
Ana Sayfa - Gündem - Ekonomi
Spor - Bilim ve Teknoloji - Sağlık
Kültür ve Sanat - Yaşam - Anketler
Video Galeri
Hizmetler:
Mobil Site - Facebook - Twitter - RSS
Android App - Symbian S^3 App
İletişim:
Künye - Bize Ulaşın
İhbar Hattı - Reklam

Sitemizde yer alan içerik, referans/kaynak belirtilmediği sürece kendimize ait olup, kaynak belirtilmeden başka ortamlarda yayınlanması Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 25. ve 36. maddeleri gereğince yasalara aykırıdır. İçeriği başka platformda paylaşmak istediğiniz taktirde, tarafımızdan izin almanız ve kaynak bilgisini yazının bitimine eklemeniz gerekmektedir. Tek başına kaynak göstermeniz yeterli değildir. Aksi takdirde doğacak yasal sorumluluk, içeriği paylaşanlara aittir.

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi