web hosting, mvc hosting, mssql hosting, mysql hosting, php hosting, asp.net hosting

Önce Haber
AnaSayfa MobilSite Gündem Ekonomi Spor Bilim-Teknoloji Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Video Galeri

HAVA DURUMU


Reklam

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Afrin'e Girmeli miyiz?



Tüm Anketler

Kurtuluş, Yeniden...

Alper Şirvan

03 Ekim 2015, 21:24

Alper Şirvan


Kurtuluş günlerini, geçtiğimiz günlerde tekrar idrak ettik. 11 Eylül’ün aynı zamanda yaşadığım şehir Bursa’nın fetih yıldönümü oluşu, o günün anlamına anlam katıyor.

Aradan 90 yılı aşkın süre geçmiş… Bir insan ömrünü aşmak üzere olan zamanda bu emsalsiz “kurtuluş” mücadelesinin kimlere karşı ve ne pahasına yapıldığını şöyle bir düşündüm tekrar…

Tıpkı Atatürk’ün gençliğe hitabesinde işaret ettiği gibi ülkenin her yerine yabancılar hâkim olmuşlardı. Asırlarca kıtalara hükmeden büyük Türk Milleti, harap ve bitap bir vaziyette kendisine o bile çok görülen Anadolu toprağına adeta yığılıp kalmıştı. Ülkenin dört bir yanının işgal edilmesi yetmiyormuş gibi, asırlarca koynumuzda beslediklerimiz de ortamı fırsat bilip ortaya çıkmışlardı. Bir taraftan sözde “bağımsızlık” istiyorlar, bir taraftan da yurdu işgal etmiş düşmanla işbirliğinden geri durmuyorlardı.

Rahmetli Tarık Buğra’nın “Küçük Ağa” adlı eserinin televizyona aktarılmış bir bölümünde şöyle bir hadise geçer:

Çolak Salih, eski bir askerdir ve bir cephede sağ kolunu kaybetmiştir. Köyüne döndüğünde hayata küser ve kendini içkiye verir. Her gece “Niko’nun yerinde” içmektedir. Niko’nun Rum çeteleri ile işbirliği olduğu söylenmekte ama Salih bu söylenenlere inanmamaktadır. Bir gece kiliseye gidip papazı dinleyen Niko ve diğerlerini gözler. Papaz İstanbul’u ele geçirmekten bahsetmekte, Niko da onun söylediklerini ateşli bir şekilde onaylamaktadır. Bunun üzerine içlerinden biri bu söylenenlere itiraz edip Türklerin kendilerine asla farklı davranmadıklarını, aksine yıllarca Türklerden çok daha iyi şartlarda yaşadıklarını söyler. Niko, adama saldırır, adam da çıkar. Çıkarken Salih’i görür ve yüzüne tükürür. Bu hareket, Salih’in uyanışına yetecektir.

Bütün bu çetelerin, ayrılıkçı terör gruplarının ülkenin dört bir yanında döktükleri kan yetmezmiş gibi Amerikan mandasını isteyenler de az değildi. Kimi Amerika’nın, kimi diğer sömürgeci Avrupa ülkelerinin ateşli savunucusuydular. Kimiyse “İslamcılık” yaftasıyla hainlikte sınır tanımayıp milleti kandırıyor ve kışkırtıyordu. Kuvayı Milliyecilere “eşkıya” diyecek kadar gözü dönmüş ve satılmış bu kişilerin kimi o çok sevdikleri Avrupa’ya kaçtı, kimi İstiklal Mahkemelerinde hesap verdi. Ama ne yazık ki 90 yılda bitmedikleri gibi, Atatürk’ün vefatının hemen ardından gücü ve yönetimi tekrar ele geçirmekten de geri durmadılar.

Klavyemin başında o günleri düşünüp bu satırları yazıyorum. Aklıma o an Orhan Şaik Gökyay’ın meşhur şiiri geliyor, içimden usulca geçiriyorum:

«

Bu vatan, toprağın kara bağrında

Sıradağlar gibi duranlarındır;

Bir tarih boyunca, onun uğrunda

Kendini tarihe verenlerindir...

….

»

****


Sonra o günlerin bir özetini çıkarıyorum zihnimde:

İşgal altında bir ülke… Emperyalizmle işbirliği içinde bir yönetim ve alkışçısı basın. Ülkeyi kana bulayan etnik akımlar… Kopkoyu bir cehalet…

Ve sonra dönüp bugüne bakıyorum…

Kanayan yüreğimin acısı ile ağlıyorum, ağlıyorum…


Alper Şirvan

Kaplıkaya / Bursa

Ekim 2015


Bu haber 1238 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Yakup SAYIN Yakup SAYIN
Hıristiyan Yılbaşı Kutlamaz
Alper Şirvan Alper Şirvan
Oyalanmıyorum, Çalışıyorum
Hakan ER Hakan ER
Trabzonsporlu Taraftarları Öldürmek!
Remzi ÖZDEMİR Remzi ÖZDEMİR
Türkiye'de Kriz Var mı?
Yusuf KASAP Yusuf KASAP
İzmir Akdeniz'de mi?
Muhsin Çebi Muhsin Çebi
Samimi Olun
Mustafa AHMET Mustafa AHMET
Kimi Seçtik?

BİZİ TAKİP EDİN



 

EN ÇOK OKUNANLAR

Kategoriler:
Ana Sayfa - Gündem - Ekonomi
Spor - Bilim ve Teknoloji - Sağlık
Kültür ve Sanat - Yaşam - Anketler
Video Galeri
Hizmetler:
Mobil Site - Facebook - Twitter - RSS
Android App - Symbian S^3 App
İletişim:
Künye - Bize Ulaşın
İhbar Hattı - Reklam

Sitemizde yer alan içerik, referans/kaynak belirtilmediği sürece kendimize ait olup, kaynak belirtilmeden başka ortamlarda yayınlanması Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 25. ve 36. maddeleri gereğince yasalara aykırıdır. İçeriği başka platformda paylaşmak istediğiniz taktirde, tarafımızdan izin almanız ve kaynak bilgisini yazının bitimine eklemeniz gerekmektedir. Tek başına kaynak göstermeniz yeterli değildir. Aksi takdirde doğacak yasal sorumluluk, içeriği paylaşanlara aittir.

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi