web hosting, mvc hosting, mssql hosting, mysql hosting, php hosting, asp.net hosting

Önce Haber
AnaSayfa MobilSite Gündem Ekonomi Spor Bilim-Teknoloji Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Video Galeri

HAVA DURUMU


Reklam

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Afrin'e Girmeli miyiz?



Tüm Anketler

Cerebral Palsy ile Yaşamak

Alper Şirvan

08 Ekim 2015, 13:25

Alper Şirvan


‘Cerebral Palsy’ ile yaşamak… Kırk yılı aşkın süredir ‘cerebral palsy ile yaşayan bir insan’ olarak deyimi çok seviyorum.

Ekim ayının ilk Çarşamba günü “Dünya Cerebral Palsy Günü” olarak belirlenmiş. Bu çerçevede, farkındalığın arttırılması için bir dizi etkinlik düzenleniyor.

Önceki yazılarımda yapmıştım ama önce Cerebral Palsy’nin ne olduğunu özetleyeyim:

Cerebral Palsy, ya da Türkçe okunuşu ile Serebral Palsi… Kısa ifadeyle (CP-si-pi) diyen de var, (SP-se-pe) diyen de… Toplumun geneline yayılmış olan “toptancı bakış” gözünde yürüyemeyen, konuşamayan, görmeyen ya da zekâ problemi olan herkes aynı kefede ve kişinin meşrebine göre “engelli”, “özürlü” ya da “sakat” olarak kategorize edilir. Oysa bazı durumlarda bu kategorilerin hiçbirine girmeyen, bazı hallerde ise birkaçını ya da tümünü bile kapsayabilecek türden bir şeydir “serebral palsi ile yaşamak”…

Peki, nedir CP? Kelime anlamı “beyin felci” olsa da “felç” deyince eski Yeşilçam filmlerinin toplumun bilinçaltına yerleştirdiği şekilde en az belden aşağısında his olmayan insanlar akıllara geldiğinden bir kere o türden bir “felç” olmadığını bilmelisiniz. O bahsedilen felç, daha çok omurilik, dolayısıyla sinir zedelenmesi, hatta kopması sonucu oluşur. Hâlbuki CP, bizzat beynin belli bölümlerinin hasar görmesiyle oluşur.

Ben bu yazımda size ‘cerebral palsy ile yaşayan biri’ olarak ilk andan itibaren tecrübelerimi paylaşmak istiyorum. Amacım, kendi özelimde milyonlarca insanın yaşadığı bu durumu bu konuda bilgisi olmayan insanlarımıza bir nebze de olsa tanıtmış olmak…

Zor doğum ve doğum esnasında kordon dolanması ile başladım hayata… 10-11 aylıkken geçirdiğim havale de cabası… Bu yüzden, Cerebral Palsy’nin beni hangi sebepten dolayı bulduğunu kestiremesem de sonuçta yürüyemiyorum, sağ elimi kullanamıyorum ve konuşurken zaman zaman sıkıntı yaşıyorum.

Bana çok sorulan bir sorudur “solak mısın?” sorusu… Bu soruya, sol elimi kaldırarak benim verdiğim cevap mecburen, biraz da espriyle “sadece bu var, bunu kullanıyorum” oluyor.

70’li yılların başında bu durumla karşılaşan ve bu açıdan ‘şanssız’ bir CP’liyim. Durumum için fizik tedavinin ilaçtan daha etkili olduğunu, hatta olayın kimyasallarla neredeyse ilgisi olmadığını tıp dünyasının, dolayısı ile bizim anlamamız epey zaman aldı.

İlk ciddi fizik tedavi sürecimi o zamanki adı ‘Erol Sabancı Spastik Çocuklar Derneği’nde (şimdiki haliyle Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı) 2-3 aylık kontrol dönemleriyle aldım. Sene 1982… 2-3 ayda bir babamla beraber yaşadığım şehir Bursa’dan İstanbul’a gidiyor, bir günde bize öğretilen fizik tedavi hareketlerini Bursa’da kendimiz uyguluyorduk.

O günkü şartlarda bir engellinin okuması, hele ki “herkesle beraber” okuması hiç kolay değildi. “İlle de okula gideceğim” diyen bir CP’li olarak dernekte uygulanan testin ardından “mutlaka okusun” denilmesi bu arzumun yolunu açmıştı…

“Mutlaka okusun” ama “nasıl?”

Bu konuda öğretmen bir anne babanın evladı olmanın avantajıyla evde okul gibi olmasa da ilkokul öğretmeni olan annemin desteği ile okuma yazma öğrenip az çok müfredatı takip ediyordum. Anne babamın Milli Eğitim nezdinde girişimleri ile 4. sınıf yaşındayken sınava girdim, sınav sonucunda MEB “mezun olabilir” dese de, ben 1 yıl dahi olsa ilkokul öğretmeni görmek amacıyla o zamanki evimize yakın ilkokula gittim. Babamla okula gidip gelme sürecimiz de böyle başladı.

Birçok şeyi yaşayarak öğrenip sorunlara çoğu zaman el yordamıyla ama hedefe yönelik çözümler bulduk. İlkokuldan sonra okula ulaşımım için otomobilimizin olması gerektiğini fark ettik ama imkânlar doğrultusunda hemen alamadığımız için okula bir yıl ara vermek zorunda kaldım.

Babamın görev yaptığı okullarda öğrenimime devam ettim. Okul seçerken çoğu insan eğitim kalitesi, sınıfların yoğunluğu gibi kriterleri göz önüne alırken bizim için tek kriter ‘kolay erişilebilirlik’ idi. Ki bu şekilde seçtiğimiz okullarda hep merdiven tırmanmak zorunda kaldık. Bununla beraber ‘benim sayemde’ olan şeyler de vardı. Mesela Süleyman Çelebi Lisesi tuvaletlerine ilk klozet sayemde takılmış oldu.

Ortaokul ve lisede not tutmak nispeten zor değildi, ama sınavlarda iyice kasılan kullanmadığım sağ elimin parmakları, birbirini yara ediyor, kan-ter içinde kalıyordum. Yetiştirmek benim için başlı başına sorundu. Diyorum ya; çoğu probleme el yordamı ile çözüm bulduk; o zamanlar elimi çeşitli bezlerle sararken üniversite döneminde ellik takmayı keşfettik. Tüm bunlara rağmen ortaokulda takdir (en az 8,5 not ortalaması), lisede de teşekkür (en az 7 not ortalaması) belgesiz karnem olmadı.

Meslek olarak şartlarıma uygun ve mesai kavramı olmaksızın çalışabileceğimi düşündüğümden ‘Bilgisayar Programcılığını’ seçtim. Ne var ki, 10 yılı aşkın süre mesai ile çalıştım, çalışmaya da devam ediyorum.

Şu an 42 yaşımdayım. Henüz esas hedef olan müstakil hayata ulaşamasam da ortalama bir insanın elde ettiği standart sürecin bir kısmının yanı sıra 3 kitap, çeşitli ödüller, bestelenmiş şiirlerle bezeli yıllarım…

Hayatı hem sürdürmeye çalışıp hem de size her an muhalefet eden bir bedenle yaşamak zor ama ben “bağımsız-müstakil hayat” hedefime yoğunlaşıp ömrüm boyunca yerdeki çamuru değil gökyüzünün maviliğini görerek yaşadım, yaşamaya da devam ediyorum. O yüzden engellerin değil, yapıp ettiklerimin, yapmak istediklerimin ön plana çıkartılmasını tercih ediyorum.

Cerebral Palsy ile yaşıyorum ve tıpta devrimsel bir buluş olmadığı müddetçe de yaşamaya da devam edeceğim.

Hayat ve mücadelesi, herkesinki kadar devam ediyor.


Alper Şirvan

Kaplıkaya/Bursa




Bu haber 1424 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Yakup SAYIN Yakup SAYIN
Hıristiyan Yılbaşı Kutlamaz
Alper Şirvan Alper Şirvan
Oyalanmıyorum, Çalışıyorum
Hakan ER Hakan ER
Trabzonsporlu Taraftarları Öldürmek!
Remzi ÖZDEMİR Remzi ÖZDEMİR
Türkiye'de Kriz Var mı?
Yusuf KASAP Yusuf KASAP
İzmir Akdeniz'de mi?
Muhsin Çebi Muhsin Çebi
Samimi Olun
Mustafa AHMET Mustafa AHMET
Kimi Seçtik?

BİZİ TAKİP EDİN



 
Kategoriler:
Ana Sayfa - Gündem - Ekonomi
Spor - Bilim ve Teknoloji - Sağlık
Kültür ve Sanat - Yaşam - Anketler
Video Galeri
Hizmetler:
Mobil Site - Facebook - Twitter - RSS
Android App - Symbian S^3 App
İletişim:
Künye - Bize Ulaşın
İhbar Hattı - Reklam

Sitemizde yer alan içerik, referans/kaynak belirtilmediği sürece kendimize ait olup, kaynak belirtilmeden başka ortamlarda yayınlanması Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 25. ve 36. maddeleri gereğince yasalara aykırıdır. İçeriği başka platformda paylaşmak istediğiniz taktirde, tarafımızdan izin almanız ve kaynak bilgisini yazının bitimine eklemeniz gerekmektedir. Tek başına kaynak göstermeniz yeterli değildir. Aksi takdirde doğacak yasal sorumluluk, içeriği paylaşanlara aittir.

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi