web hosting, mvc hosting, mssql hosting, mysql hosting, php hosting, asp.net hosting

Önce Haber
AnaSayfa MobilSite Gündem Ekonomi Spor Bilim-Teknoloji Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Video Galeri

HAVA DURUMU


Reklam

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Afrin'e Girmeli miyiz?



Tüm Anketler

Batıyoruz Haberiniz Var mı?

Remzi ÖZDEMİR

08 Eylül 2012, 02:27

Remzi ÖZDEMİR

Türkiye her geçen gün biraz daha batağa saplanıyor.

Bu batağın adı kredi kartı.

Bankaların kar hırsı ile sokak sokak mahalle mahalle sattığı kredi kartı, bir ülkeyli uçuruma götürüyor. Türkiye’de kredi kartı borçlanma oranı bir önceki yıla göre yüzde 29 arttı.

Burda suçlu kim?

Çaresizlikten plastik kartlara sarılan vatandaşın mı, yoksa daha fazla kar amacıyla personeline akla mantığa gelmeyecek kart satış hedefi veren bankalar mı?

Yoksa dünyada finansal kriz yaşanırken, her şeye rağmen çılgınca kar açıklayarak bir nevi Türkiye’nin kredi notunu kurtaran bankaların her dediğini yapan hükümet mi?

Vatandaş suçlu!

Çünkü kendisine ait olmayan bir para ile gününü kurtarmaya çalışıyor. Dünyanın hiç bir yerinde kredi kartı ile insanlar daha iyi bir yaşam için çaba harcamazlar. Para varsa harcanır. 1 haftalık tatil için 12 ay çalışıp kredi kart borcu ödeyen bir başka millet var mı?

Sırf taksit sayısının fazlalığından dolayı ihtiyacı olmamasına rağmen alış veriş yapan tüketici dünyanın neresinde var? Dünyada demode olmuş artık teknolojik olarak müzelik olan televizyonları bile kampanya adı altında kredi kartı ile 15 takside sadece Türkiye’de satabilirsiniz.

Türkiye dünyada en fazla cep telefonu ithal eden ülke. Yıllık 1 milyar doların üzerinde telefon ithalatının yüzde 90’ı akıllı telefonlar olarak adlandırılan iphone tarzı fiyatı 2 bin liraya yakın cihazlar. Bu cihazlar dünya ülkelerine göre yüzde 200 daha fahiş fiyata satılmasına karşın Türkiye’deki talebin taksitli satışlardan arttığı biliniyor.

Bankalar suçlu!

Bankalar Türkiye’nin etini de kemiğini de sömüren canavar haline geldi. Topladığı parayı sanayiye kaynak olarak aktarmak yerine vatandaşa akıl almaz rakamlarda kredi olarak veren bankalar, en büyük vurğunu kredi kartlarından ve kredili mevduat hesaplarından. Aslında ikisi de bir birine bağlı.

Kredi kartı ödemeleri açılan ikinci bir kredili hesaba bağlanıyor. Vatandaş kredi kartını ödeyemedigi zaman o hesap devreye giriyor. Aslında bu vatandaşa ikinci bir kredi açma anlamına geliyor.

Kredili mevduat hesabı vatandaşa sadece 2-3 ay kazandırıyor.

Tabii ki, faiz tefeci faizinden iki kat daha fazla. BDDK kredi kart faizlerine sınırlama getirirken kredili mevduat hesaplarına her hangi bir sınırlama koymuyor. Bu da bankaların bu hesap üzerinden büyük kar elde etmelerine neden oluyor.

Son 6 ay içerisinde bankaların personeli üzerindeki kredi kartı satış baskısı ciddi anlamda artmış bir durumda. Bankalar semtine göre ve şubenin büyüklüğüne göre kart ve kredili mevduat hesabı satış hedefi veriyor. Her bir şubeye ortalama aylık 200 kart ve kredili mevduat hesabı satışı zorunlu kılınıyor.

Geçen gün yabancı ortaklı Türkiye’nin en büyük bankalarından birinin Bakırköy’deki şubesine girdim.

Koca şubede en az 40 müşteri olmasına rağmen sadece 1 bireysel temsilci birde gişe memuru vardı. Vatandaş bir iki dakikada ödeyebileceği bir fatura için 1 saate yakın bekliyordu. Şube müdürüne neden tek personelle çalıştığını sorunca acı gerçeği itiraf etti:

“Diğer personel sahada çalışıyor. Genel müdürlük personelin şubede oturmasını istemiyor”

Ne sahası bu? Petrol arama sahası mı?

Aslında petrolden daha değerli bir saha çalışması.

Bu saha kredi kart sahası. Banka personeli haftasonu dahil sokak sokak mahalle mahalle dolaşıp kart satıyor. Kendisine verilen bu hedefi tutturmak zorunda. Yoksa işi tehlikeye girecek. Tutturursa daha da kötü oluyor. Çünkü bir sonraki ay hedef öncekinin en az yüzde 25 daha fazlası.

Nereye kadar?

Vatandaş batıp iflas bayrağını çekena kadar.

Böyle bir ülke var mı allah aşkına?

Yüzde 80’i yabancının kontrolündeki bankalar kendi ülkelerinde bunu yapabiliyorlar mı?

Ama Türkiye’de yapıyor. Çünkü kafasına göre bir sistem ve bu sistemi kendisine sağlayan bir hükümet var.

Hükümet suçlu:

Bütün bu sosyal ve ekonomik faciaya yol açan hükümetin banka politikasıdır.

Hükümet krizde bankalarla ilgili sorun yaşamamak ve günü kurtarmak için bankaların bu soygun ve kölelik düzenine göz yummuştur.

Şimdi bankaları ne hükümet ne de BDDK zapt edememektedir. Başına buyruk bir sektör belkide Türkiye’yi önümüzdeki günlerde çok daha büyük bir krize götürecek.

Rakamlar ortada. Bireysel borçlanma artık çığrından çıkmış durumda. Artık kontrol dışı borçlanmayı durdurabilecek hiç bir mekanizma yok.

Sözün kısası yavaş yavaş değil hızla batıyoruz!

Haberiniz var mı?

Bu haber 2031 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Yakup SAYIN Yakup SAYIN
Hıristiyan Yılbaşı Kutlamaz
Alper Şirvan Alper Şirvan
Oyalanmıyorum, Çalışıyorum
Hakan ER Hakan ER
Trabzonsporlu Taraftarları Öldürmek!
Remzi ÖZDEMİR Remzi ÖZDEMİR
Türkiye'de Kriz Var mı?
Yusuf KASAP Yusuf KASAP
İzmir Akdeniz'de mi?
Muhsin Çebi Muhsin Çebi
Samimi Olun
Mustafa AHMET Mustafa AHMET
Kimi Seçtik?

BİZİ TAKİP EDİN



 

EN ÇOK OKUNANLAR

Kategoriler:
Ana Sayfa - Gündem - Ekonomi
Spor - Bilim ve Teknoloji - Sağlık
Kültür ve Sanat - Yaşam - Anketler
Video Galeri
Hizmetler:
Mobil Site - Facebook - Twitter - RSS
Android App - Symbian S^3 App
İletişim:
Künye - Bize Ulaşın
İhbar Hattı - Reklam

Sitemizde yer alan içerik, referans/kaynak belirtilmediği sürece kendimize ait olup, kaynak belirtilmeden başka ortamlarda yayınlanması Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 25. ve 36. maddeleri gereğince yasalara aykırıdır. İçeriği başka platformda paylaşmak istediğiniz taktirde, tarafımızdan izin almanız ve kaynak bilgisini yazının bitimine eklemeniz gerekmektedir. Tek başına kaynak göstermeniz yeterli değildir. Aksi takdirde doğacak yasal sorumluluk, içeriği paylaşanlara aittir.

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi