web hosting, mvc hosting, mssql hosting, mysql hosting, php hosting, asp.net hosting

Önce Haber
AnaSayfa MobilSite Gündem Ekonomi Spor Bilim-Teknoloji Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Video Galeri

HAVA DURUMU


Reklam

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Afrin'e Girmeli miyiz?



Tüm Anketler

Daha Kaç Tane Fil Lazım?

Alper Şirvan

03 Temmuz 2016, 03:03

Alper Şirvan

“Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.” demiş Fuzuli; “çektiğim âlâmı (elemleri) bir ben, bir de Allah’ım bilir.” diye de devam etmiş.

Her ne kadar her geçen gün biraz daha büyüyen adaletsizlik ve adaletsizliğin temel sebepleri ideolojik ve inançsal bağnazlık (kesin inançlılık) konusunda yazdıklarımızla belki bir yere varamayacak olsak ta, ülkece yaşadıklarımız canımızı acıtsa da ifade etmeye çalıştıklarımızla ateşi söndürmeye çalışan karınca misali, “en azından safımız belli olsun” diyoruz. “Dilsiz şeytan” olmamak adına…

Adaletsizliğe, adaletsizlikten doğan yanlışlara, bizi gerek birey gerekse toplum olarak felakete sürükleyen yanlışlara, “hayır” demek; hatta kan gövdeyi götürürken, terör can üstüne canımızı alırken “köprü bayramı” yapıp “selfi” çektirenlere en azından “ne yaptığınızın farkında mısınız” diye sormak, insanlığın da ötesinde, vatandaşlık görevimizdir. Gelgelelim bu görevin ne toplum ne de kamu yöneticilerimiz açısından yeterince algılandığını sanmıyorum. Eskilerin deyimiyle “ifratla tefrit arasında” savrulup duruyoruz.

İtiraf edelim ki, vatandaşlık bilinci, sorumluluğu ve bu bilinç ve sorumluluğun doğurduğu demokrasi kavramı, sosyal açıdan henüz ergenlikten çıkamadığı görülen toplumumuz için fazlasıyla yeni kavramlar… Üstüne üstlük, başkalarının birkaç yüzyılda geçtiği aşamaları, çok daha kısa sürede geçme gereği ve buna karşı direnç bu kadar güçlüyken işimiz kolay değil…

Yine itiraf edelim ki, hem inançsal hem de sosyopolitik açıdan birilerinin peşinden gitmek, birey değil de mürid ya da birilerinin tebaası olmak (çoğu zaman ikisi birden), bilinçaltımıza işlemiş bir toplumsal gerçek olarak önümüzde duruyor. Bunu fark edenlerle, yanlışta ısrar edenler arasındaki ayrışma da her geçen gün biraz daha büyümekte… Bu sosyal tekâmül sürecini sağ salim ve en az hasarla atlatacak mıyız; zaman gösterecek.

Canı yananın, canı yanmasın diye tedbir almak yerine her şey olup bittikten sonra ah, vah etmesi, dahası can havliyle tenkit ediyorum zannıyla ona buna küfür ve hakaretler savurması; azıcık ağrısı dinince de tedbiri bırakın, acıya sebep olacak eyleme devam etmesi en çok rastladığımız şey… Beri yandan, en ufak bir tenkidi dahi, hakaret ve varlığına kast olarak algılayan yönetici modelimiz de inkâr edilemez bir gerçeğimiz… Her iki taraf açısından da inançsal ve ideolojik takıntılar her şeyin önünde dururken, bundan nemalanan kötü niyetliler de az değil…

Bu itibarla, böylesi bir topluma “sosyal itiraz” açısından önderliğe soyunmak, kolay iş değil… Sokağa çıktığınızda çoğunluk bir şeylerden şikâyetçidir, ama kimse değişime yanaşmaz. Dahası, herkes “biri halletsin de ben de faydalanayım” diye bakar. Her şeyin bir sebep-sonuç ilişkisine dayandığını düşünürsek, mevcut yapının normal süreçlerini yaşamaktayız.

Bunun, bugünün meselesi olmadığını anlatan bir Nasreddin Hoca fıkrası ile toparlayalım:

Timur, Anadolu'yu işgalinde, Akşehir’e bir fil getirmiş. Fil, tüm bağı, bahçeyi talan etmeye başlayınca, ahali soluğu Nasrettin Hoca'nın yanında almışlar:

“Bu fil bizi mahvedecek. Timur seni dinler. Şu işi bir hallet hocam?”

Nasrettin Hoca düşünmüş, taşınmış.

“-Tek bir şartla” demiş; “siz de geleceksiniz.”

Ahali kabul etmiş. Birlikte Timur'un yanına varmış, huzura kabul edilmişler... Astığı astık, kestiği kestik Timur seslenmiş:

“Söyle Hoca, dileğin nedir?”

“Ben Akşehir halkı adına geldim efendim” demiş Nasrettin Hoca. “Onların derdine tercüman olmaktır dileğim. Diyorlar ki...”

Nasrettin Hoca, birlikte geldiği kalabalığı işaret etmek üzere şöyle bir yarım dönmüş ki; o da ne? Ardında hiç kimse yok!

Timur’un kulağına eğilmiş ve:

“Diyorlar ki,” diye devam etmiş... “Şehre saldığınız fil, öyle hayırlı, uğurlu ve yararlı bir hayvanmış ki, herkes halinden ziyadesi ile memnun... Ama yalnızlık çekiyor zavallı hayvan… Kerem edin, bir tane daha gönderin!”

Son Söz:

Yanlışları düzeltmeye yönelik harekete geçmek için “daha kaç tane fil lazım?”



Alper Şirvan

Kaplıkaya/Bursa

Bu haber 958 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Yakup SAYIN Yakup SAYIN
Hıristiyan Yılbaşı Kutlamaz
Alper Şirvan Alper Şirvan
Oyalanmıyorum, Çalışıyorum
Hakan ER Hakan ER
Trabzonsporlu Taraftarları Öldürmek!
Remzi ÖZDEMİR Remzi ÖZDEMİR
Türkiye'de Kriz Var mı?
Yusuf KASAP Yusuf KASAP
İzmir Akdeniz'de mi?
Muhsin Çebi Muhsin Çebi
Samimi Olun
Mustafa AHMET Mustafa AHMET
Kimi Seçtik?

BİZİ TAKİP EDİN



 
Kategoriler:
Ana Sayfa - Gündem - Ekonomi
Spor - Bilim ve Teknoloji - Sağlık
Kültür ve Sanat - Yaşam - Anketler
Video Galeri
Hizmetler:
Mobil Site - Facebook - Twitter - RSS
Android App - Symbian S^3 App
İletişim:
Künye - Bize Ulaşın
İhbar Hattı - Reklam

Sitemizde yer alan içerik, referans/kaynak belirtilmediği sürece kendimize ait olup, kaynak belirtilmeden başka ortamlarda yayınlanması Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 25. ve 36. maddeleri gereğince yasalara aykırıdır. İçeriği başka platformda paylaşmak istediğiniz taktirde, tarafımızdan izin almanız ve kaynak bilgisini yazının bitimine eklemeniz gerekmektedir. Tek başına kaynak göstermeniz yeterli değildir. Aksi takdirde doğacak yasal sorumluluk, içeriği paylaşanlara aittir.

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi