web hosting, mvc hosting, mssql hosting, mysql hosting, php hosting, asp.net hosting

Önce Haber
AnaSayfa MobilSite Gündem Ekonomi Spor Bilim-Teknoloji Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Video Galeri

HAVA DURUMU


Reklam

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Afrin'e Girmeli miyiz?



Tüm Anketler

Meslek Meselesi -1-

Alper Şirvan

13 Ağustos 2016, 19:38

Alper Şirvan

Sınav sistem ve isimleri, hatta sayı ve yöntemleri süreç içerisinde defalarca değişime uğrasa da, değişmeyen tek gerçek şu ki, üniversite eğitimi, etiketi her anlamda değerli ve kıymetli mesleklere erişim için yegâne yol… Bununla birlikte, bilhassa çok tercih edilen bölümlere öğrenci seçmenin bugün için sınav dışında bir yöntemi de henüz mevcut görünmüyor.

Meslek seçiminin birçok konu gibi maddi getiri bazında yapıldığı, bilhassa şu on küsur yılda meslek liselerinin ideolojiye kurban edildiği ülkemizde hayatın her alanında ihtiyacımız olan “yapılabilirlik” ve hemen ardından gündeme gelen “verimlilik” kavramları da güme gidiyor ne yazık ki…

Kısa bir süre önce evvel katıldığım bir seminerde, “kişi, belli konularda başarısız ama ısrarla da o işi yapmak istiyor; bu durum kendisi için olduğu kadar, çalıştığı kurum ya da birim için de sıkıntı… Sen şu konuda iyisin bak, o konuda çalışsan iyi olur, seni orada değerlendirelim denince de bozuluyor” şeklinde anlatılınca, 20 yıla yaklaşan meslekî sürecimde karşılaştığın onlarca insan gözümde canlanıverdi. Ne yazık ki, aynen öyle olmakta…

Meslek seçimi, elbette kolay bir süreç değil… Bu sürecin, kişinin kendini yeni yeni tanımaya başlaması ile ancak kendini ve yapabileceklerini keşfettikten sonra meslek tercihi yapma gereğinin arasına sıkışması, işi daha da zor hale getiriyor.

Bu noktada, kendi meslek seçimi sürecimi sizlerle paylaşmak isterim. Kim bilir; belki birinin işine yarar:

Lisedeyken herkes gibi ben de üniversiteyi hedefledim. Beri yandan “özel durumum” vardı -ki halen var-; yürüyemiyor ve sağ elimi kullanamıyordum. Önümde bir takım seçenekler vardı. Ya yetenekli olduğum söylenen edebiyat gibi sosyal bir bölüme yönelip fiziksel engeller yüzünden muhtemelen hiçbir zaman icra edemeyeceğim ve bana bir “etiketin” ötesinde bir şey veremeyecek olan bir meslek edinecektim; ya da hem özel durumuma uygun ve şartlarım dâhilinde icra edebileceğim bir mesleğim olacaktı. Üniversite tahsili, aynı fiziksel ve mimarî engellerden dolayı zor olacağından okul süresi de olabildiğince kısa olmalıydı.

Bu şartlar altında yaptığım araştırmalar ışığında, “Bilgisayar Programcılığını” keşfettim. O yıllarda (1990-91) “Bilgisayar Programcısı ne yapar” başlığı altında okuduğum tüm metinlerin ortak ve benim için önemli şöyle bir paragrafı vardı hatırladığım kadarı ile:

“Bilgisayar Programcısı, kendisinden talep edilen yazılım için analiz yapar; kendisinin ya da bağlı olduğu kurumun seçtiği programlama dili ile mekân ve mesai zorunluluğu olmadan programı yazar.”

Bunları okuduğumda “benim mesleğim bu olmalı” dedim elbette…

Ben Bilgisayar Programcılığını tercih ettim bu yüzden... Yanı sıra olduğunca kısa yoldan hayata atılmak istiyordum. Liseden mezun olduğum yıl Bursa Uludağ Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı bölümünü kazandım ve o ana kadar o konuda herhangi bir mesleki eğitim almamış “bir düz liseli olarak” bölüm dördüncülüğü ile mezun oldum.

Neden “düz liseye” vurgu yaptım? Bilen bilir, tahmin eden eder de, onu da bir sonraki yazımızda ele alırız deyip anlatmaya devam edelim:

Okuldayken hocalarımız da, edineceğimiz meslek konusunda, üniversite öncesi okuduğum metinler doğrultusunda şeyler söyleyince doğru seçim yaptığımı bir kere daha anladım. Mesleğin kariyer anlamında alternatif yolu çoktu; ama “programcılığın kendisi” en zor ama benim durumum için en uygun yoldu.

Mimarî engeller ve mesleğin önem ve esnekliğinin ülkemiz için yeterince algılanamaması sebebi ile mezun olduktan sonra yaklaşık 3 yıl iş bulamasam da, 1998 Mart ayından bu yana -kısa süreli evden çalışmalar hariç- mesai bazında çalışmayı halen sürdürsem de, şartlarım dâhilinde doğru ve akılcı bir seçim yaptığımı düşünüyorum.

Sonraki yazıya zemin olacak bir soru ile yazımızı bitirelim:

Meslek lisesinde herhangi bir dalda yıllarca eğitim almış bir öğrenci ile o alan dışında bir liseden gelen ve o konuda herhangi bir fikri dahi olmayan öğrenci bir olur mu?



Alper Şirvan

Kaplıkaya/Bursa

Bu haber 1357 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Yakup SAYIN Yakup SAYIN
Hıristiyan Yılbaşı Kutlamaz
Alper Şirvan Alper Şirvan
Oyalanmıyorum, Çalışıyorum
Hakan ER Hakan ER
Trabzonsporlu Taraftarları Öldürmek!
Remzi ÖZDEMİR Remzi ÖZDEMİR
Türkiye'de Kriz Var mı?
Yusuf KASAP Yusuf KASAP
İzmir Akdeniz'de mi?
Muhsin Çebi Muhsin Çebi
Samimi Olun
Mustafa AHMET Mustafa AHMET
Kimi Seçtik?

BİZİ TAKİP EDİN



 

EN ÇOK OKUNANLAR

Kategoriler:
Ana Sayfa - Gündem - Ekonomi
Spor - Bilim ve Teknoloji - Sağlık
Kültür ve Sanat - Yaşam - Anketler
Video Galeri
Hizmetler:
Mobil Site - Facebook - Twitter - RSS
Android App - Symbian S^3 App
İletişim:
Künye - Bize Ulaşın
İhbar Hattı - Reklam

Sitemizde yer alan içerik, referans/kaynak belirtilmediği sürece kendimize ait olup, kaynak belirtilmeden başka ortamlarda yayınlanması Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 25. ve 36. maddeleri gereğince yasalara aykırıdır. İçeriği başka platformda paylaşmak istediğiniz taktirde, tarafımızdan izin almanız ve kaynak bilgisini yazının bitimine eklemeniz gerekmektedir. Tek başına kaynak göstermeniz yeterli değildir. Aksi takdirde doğacak yasal sorumluluk, içeriği paylaşanlara aittir.

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi