web hosting, mvc hosting, mssql hosting, mysql hosting, php hosting, asp.net hosting

Önce Haber
AnaSayfa MobilSite Gündem Ekonomi Spor Bilim-Teknoloji Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Video Galeri

HAVA DURUMU


Reklam

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Afrin'e Girmeli miyiz?



Tüm Anketler

Bir Büst ve Ötesi

Alper Şirvan

06 Mart 2017, 12:22

Alper Şirvan

Odamda bulunan kitaplığın üzerinde ağaçtan oyularak yapılmış bir büst bulunmuştu bir dönem. Daha doğrusu, ben kendimi bildim bileli evde bulunan ve çocukluğumda epey bir zaman neden bizim evde bulunduğuna bir anlam veremediğim bu büstün en son bulunduğu yerdi, benim odam...

Yıllar evvel bu büstün hikâyesini sorduğumda babam, “ha o mu? O, Hüseyin Salih´in hatırası...” demiş ve anlatmıştı:

«1968 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Resim bölümünde öğrenime başladığımda Anadolu’nun her tarafından gelmiş, gece gündüz beraber olduğumuz arkadaşlar arasında sınırlarımız dışından, Batı Trakya ve her bölümde birer ikişer olmak üzere Kıbrıs’tan gelen öğrenciler de vardı. Ben de Yugoslavya doğumlu olduğum için dışarıdan gelen insanlara karşı daima ilgi duymuşumdur. Bizim bölümde de iki Kıbrıslı öğrenci vardı; biri Fatma adında bir kız, biri de Hüseyin Salih Bora; adaşım...

Hemen hepsi iyi insanlardı Kıbrıslı arkadaşların... Birçoğu ile iyi ilişkilerimiz oldu ama Hüseyin Salih, birçoğundan farklı bir yapıya sahipti. Millî ve manevî değerlere bağlı, duygu ve bilgi olarak bu konuda “dolu” bir insandı. Süleyman Çelebi’nin Mevlidinden bölümleri ezbere bilirdi. Bayrak, vatan-millet kavramlarına yürekten bağlı bir insandı. Türk Dünyası ile yakından ilgilenir, dünyanın her tarafında bulunan Türkler hakkında bilgi edinmeye çalışırdı. Ben de millî sınırlarımız dışında kalmış eski topraklarımızda doğduğum için konuştukça birbirimizi sevmiştik. Gazi Eğitimin tarihi binasında geceler boyu oturur, sohbetler ederdik. Ben ona memleketimden hadiseler anlatır, o da bana Kıbrıs’ta yaşadıklarını naklederdi. Aramızda çok güzel bir gönül bağı meydana gelmişti. Arada bir “napan be?” diyerek Kıbrıs ağzıyla hatır sorması hâlâ kulaklarımda çınlar.

Son sınıfta ağaç atölyesinde aynı gruba düşmüştük, ağacı ikimiz de çok seviyorduk. Marangozluk benim baba mesleği olduğundan makineleri çok rahat kullanabildiğimi gören hocamız Veysel Bey, kendisi olmadığı zamanlarda da makineleri kullanmama izin verirdi. Standart işlerde çok iyi yardımlaşırdık Hüseyin Salih’le... Son olarak yaptığımız serbest işte bir gürgen kütüğünü yontarak işte o kadın büstünü yaptı. Hem götürmesi zor olduğundan hem de bana bir hatıra bırakma düşüncesinden o büstü bana bıraktı. 1971’den beri saklıyorum. Ben de ona yanlış hatırlamıyorsam gravür baskılarımdan vermiştim.

Yıllar sonra 1982’de Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesinde görev yaparken İngilizce bölümüne kayıt yaptıran Kıbrıslı bir öğrenciye rastladım. Oradan buradan konuştuktan sonra Hüseyin Salih’i sordum; tanıdı:

“-İkinci çıkartmada öldü...” dedi.

Bu “öldü” lafı üzerine orada bulunanlar birden bakışlarını öğrenciye çevirdiler. Bunun üzerine düzeltme ihtiyacı hissedip biraz da utanarak:

”-Şey, yani, şehit oldu.” dedi.»

Bizim evde ne zaman Kıbrıs konu edilse Hüseyin Salih yâd edilir. Hatıralar canlanır ve Hüseyin Salih’in şahsında Kıbrıs için, Kıbrıs’ın bağımsızlığı için gözlerini kırpmadan kendilerini feda eden insanların şehit olanlarına Fatiha, gazilerine ve bu davaya ömürlerini vermişlerine ise selam gönderilir şükranla...

Son dönemlerde olup bitenleri gözledikçe aklıma hep Çanakkale gelir. Biz nasıl kurulan yepyeni cumhuriyetin her açıdan kalkınmasını sağlayacak koskoca bir nesli Çanakkale’de kaybetmişsek, Kıbrıs ta “hakikî aydınlarının” birçoğunu kaybetmiş gibi gelir bana ve bu büst, bizim evde bulunduğu müddetçe gözümün ona her takılışında biraz daha mahzun ve biraz daha ağlamaklı baktığını hissederdim.

Dikkat ettiyseniz yazıda geçmiş zaman kullandım. Yıllar evvel kaleme aldığım ve sizler için yeniden düzenlediğim bu metin, babamın yıllar sonra Hüseyin Salih Bora’nın ailesiyle irtibat kurmasına vesile olmakla beraber, Gazi Üniversitesi’nin ““Gazi’nin Kıbrıslı Kahramanları” başlığı ile düzenlediği bir dizi etkinlik ve belgesel filmde görüş ve hatıralarına başvurulan kişi ve kaynaklara erişimi sağlamıştır. Böylesi bir şeye vesile olduğum için ayrıca hoşnudum.

Dahası, söz konusu büst, yine bu vesileyle Hüseyin Salih Bora’nın ailesine teslim edilmiştir.

Bu adresten belgeseli seyredebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=ZtkgKI8JN9s

Bu yazıyı neden tekrar gündeme getirdim?

Ülkenin hali malum… Yanı sıra gerek genel anlamda dış politikada gerekse özel olarak Kıbrıs meselesinde gelinen noktaya baktığımızda, bu hengamede “Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulguru gözden çıkarmasak mı acaba” diye içimden geçmiyor değil…

Hem de böylesi bedeller ödenmişken…


Alper Şirvan

Kaplıkaya/Bursa

Bu haber 968 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Yakup SAYIN Yakup SAYIN
Hıristiyan Yılbaşı Kutlamaz
Alper Şirvan Alper Şirvan
Oyalanmıyorum, Çalışıyorum
Hakan ER Hakan ER
Trabzonsporlu Taraftarları Öldürmek!
Remzi ÖZDEMİR Remzi ÖZDEMİR
Türkiye'de Kriz Var mı?
Yusuf KASAP Yusuf KASAP
İzmir Akdeniz'de mi?
Muhsin Çebi Muhsin Çebi
Samimi Olun
Mustafa AHMET Mustafa AHMET
Kimi Seçtik?

BİZİ TAKİP EDİN



 
Kategoriler:
Ana Sayfa - Gündem - Ekonomi
Spor - Bilim ve Teknoloji - Sağlık
Kültür ve Sanat - Yaşam - Anketler
Video Galeri
Hizmetler:
Mobil Site - Facebook - Twitter - RSS
Android App - Symbian S^3 App
İletişim:
Künye - Bize Ulaşın
İhbar Hattı - Reklam

Sitemizde yer alan içerik, referans/kaynak belirtilmediği sürece kendimize ait olup, kaynak belirtilmeden başka ortamlarda yayınlanması Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 25. ve 36. maddeleri gereğince yasalara aykırıdır. İçeriği başka platformda paylaşmak istediğiniz taktirde, tarafımızdan izin almanız ve kaynak bilgisini yazının bitimine eklemeniz gerekmektedir. Tek başına kaynak göstermeniz yeterli değildir. Aksi takdirde doğacak yasal sorumluluk, içeriği paylaşanlara aittir.

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi