web hosting, mvc hosting, mssql hosting, mysql hosting, php hosting, asp.net hosting

Önce Haber
AnaSayfa MobilSite Gündem Ekonomi Spor Bilim-Teknoloji Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Video Galeri

HAVA DURUMU


Reklam

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

AB'ye Girmeli miyiz?




Tüm Anketler

Oyalanmıyorum, Çalışıyorum

Alper Şirvan

02 Ekim 2017, 18:08

Alper Şirvan


16 Mart 1998 tarihinde başladığım çalışma ve meslek hayatına halen devam etmekte olan, tekerlekli sandalye kullanıcısı bir engelli olduğumu ifade ederek söze başlayalım.
Uludağ Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümünden mezun olarak edindiğim mesleğimi, önce kamuda, sonra kısa bir süre özel sektörde icra ettim, şimdi yine kamuda icra etmeye devam ediyorum.

Böyle bir giriş yaptım, ama konu ben değilim aslında… Ama ister istemez bu yazıyı yazmama sebep olan şey hem benim hem benimle benzer şeyleri yaşayan diğer çalışan engelli arkadaşlarımın iş hayatına yapılan “sakat” yorumlar…

Çalışan engellilerin çevrelerinde sıkça yaşadıkları şöyle bir diyalog vardır:

“Ne var, ne yok? Neler yapıyorsun bakalım?”

“İyidir, çalışıyorum falanca işte…”

“İyi ya; sıkılmazsın hiç değilse… Oyalanırsın…”

Bu diyalogun ardından toplumsal, zihinsel “sakatlığımız” üzerine çok şey söylenebilir; hikayeler, hatta kalın kalın romanlar üretilebilir…

Ama ben olabildiğince özet geçmeye çalışacağım.

Engelsiz bir birey, hele de erkekse, ülkemizde doğduğundan itibaren her şeyi yapabileceği söylenen ve buna göre hayatını sürdüren bir varlıktır. Okula gitmek, okul yoluyla olmasa da bir meslek edinmek, hayatını kazanabileceği bir iş edinmek engelsiz birey için zaten “her halükârda yaşanacak” hatta “sıradan” kabul edilen süreçlerdir.

Ben bunu faturalı televizyon platformlarının ücreti düşük, sadece ulusal kanalları kapsayan “temel paketine” benzetiyorum. Yani, okumak, meslek edinmek ve ardından ev bark sahibi olmak, “hayatın temel paketine” dahildir ve engelsiz bir birey için bunlara erişim neredeyse bedelsizdir. Oysa engelli birey, eğitim almak, meslek edinmek ve ötesi için düşünemeyeceğiniz bedelleri ödemek zorundadır.

En basit olarak, elini kolunu sallayarak hiçbir engele takılmadan her yere gidebilen, gittiği her yerin kendisine uygun olduğunu bilen bir “engelsiz birey” için “erişim” bir sorun değilse de, okula, işe ve sosyal hayata erişimi kısıtlı ve kendi dışında unsurlara bağlı bir engelli için en önemli problemdir.

Servisle okula giden çocuklarımızı görüyorsunuz; kaç servis aracı tekerlekli sandalye ile binmeye uygundur mesela? Ya da kaç iş yerinin engelliye uygun servisi vardır? Kaç okul, kaç iş yeri engelliye uygundur? Ülkemizdeki bunca soruna rağmen, şartlarını zorlayarak, ortaya irade koyarak okuyan, meslek edinen ve çalışma hayatını başarıyla devam ettiren engellilerin varlığı geleceğe dair umut verici olsa da okula gitmek, meslek edinmek ve nihayetinde çalışmak, bir engelli için “evde sıkılmamak için yapılacak bir aktivite” değildir. Çünkü, her anlamda çaba ve irade gerektiren, kolay erişilemeyen, bedeli olan bir süreçtir.

Zaten iş yerleri, adı üstünde iş yeridir ve sosyalleşmek için değil, mesleğini icra etmek ve çalışıp hayatını kazanmak için gidip gelinen yerlerdir. Bir değer üretebildiğiniz sürece oradaki varlığınız değerlidir, yoksa maksat “laf olsun, kadro dolsun” değildir.

Daha da önemlisi, dışarda gürül gürül akan bir hayat ve yapılabilecek onca şey varken, işi “sosyalleşme vasıtası” olarak görmek saçma bir bakış açısıdır. Türlü zahmetle sokağa çıkabilen, şehirde engellerle boğuşan engelli, sırf “sosyalleşmek için” neden işe gitsin, değil mi?

Ben pek “engelli-engelsiz” ayrımı yapmayı sevmem. Sonuçta hayatının neredeyse tamamını “ben kimseden farklı değilim” söylemine vakfeden biriyim. Ama benim gibi çalışan, mesleğini icra eden engellilerin iş hayatında olmalarına “oyalanma” gözüyle bakan engelsiz birey ve onun “sakat vizyonuna” sahip kişiler, şunu iyi bilmelidir:

Sen ya da senin yakının hangi amaçlarla meslek edinmiş ve işe girmişse(n), engelli de aynı sebeplerle hayatını sürdürmeye çalışmaktadır. Aradaki tek fark, senin çoğu zaman bedavadan ve hak etmeden eriştiğine (meslek, iş, yuva ve ötesi) burun kıvırmana karşılık, engellinin, önüne konan engellerden dolayı bedel ödeyerek erişme mecburiyetidir. Ki çoğu zaman bedel ödese de erişemez.

Senin ya da yakınının çoğu zaman ana-baba sopasıyla gittiğin(iz) okula, edindiğin(iz) meslek ve işe, engelli birey ortaya koyduğu benzersiz iradeyle erişmiştir.

Senin çoğu zaman saygı duymadığın ve savsaklamanın bin bir yolunu aradığın mesleğe ve işe sahip olan engelli birey, o noktaya kadar gelmek için verdiği büyük emeğe sahip çıkar ve bulunduğu noktanın hakkını vermek için elinden gelenin fazlasını yapar.

Ben, ne olursa olsun “sen neysen ben de oyum” demeye devam ediyorum, etmeye de devam edeceğim.

Ta ki sen, bunun böyle olduğunu kafana sokup idrak edene kadar!

Bilmem; anlatabildim mi?

Alper Şirvan

Kaplıkaya/Bursa

Bu haber 2032 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Alper Şirvan Alper Şirvan
Oyalanmıyorum, Çalışıyorum
Yakup SAYIN Yakup SAYIN
Terör Bahane, Katar Gazı Şahane
Hakan ER Hakan ER
Trabzonsporlu Taraftarları Öldürmek!
Remzi ÖZDEMİR Remzi ÖZDEMİR
Türkiye'de Kriz Var mı?
Yusuf KASAP Yusuf KASAP
İzmir Akdeniz'de mi?
Muhsin Çebi Muhsin Çebi
Samimi Olun
Mustafa AHMET Mustafa AHMET
Kimi Seçtik?

BİZİ TAKİP EDİN



 
Kategoriler:
Ana Sayfa - Gündem - Ekonomi
Spor - Bilim ve Teknoloji - Sağlık
Kültür ve Sanat - Yaşam - Anketler
Video Galeri
Hizmetler:
Mobil Site - Facebook - Twitter - RSS
Android App - Symbian S^3 App
İletişim:
Künye - Bize Ulaşın
İhbar Hattı - Reklam

Sitemizde yer alan içerik, referans/kaynak belirtilmediği sürece kendimize ait olup, kaynak belirtilmeden başka ortamlarda yayınlanması Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 25. ve 36. maddeleri gereğince yasalara aykırıdır. İçeriği başka platformda paylaşmak istediğiniz taktirde, tarafımızdan izin almanız ve kaynak bilgisini yazının bitimine eklemeniz gerekmektedir. Tek başına kaynak göstermeniz yeterli değildir. Aksi takdirde doğacak yasal sorumluluk, içeriği paylaşanlara aittir.

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi